Bak;
Bakamadığın her yere.
Kafanı kaldır öncesinden
Geleceğe dikme gözlerini.
Yürüme, önce
Biraz dur.
Soluklan.
Nefes alışverişin düzelsin
Kalbin ritmik atmıyor .
Soğuk soğuk terliyorsun.
Mosmor oldu dudakların.
Bırak heyecanını geleceğin
Geçmişin hezeyanı da gitsin.
Üstünü ört.
Üşüteceksin.
Sakinleştin mi biraz?
Şarap ister misin?
Haydi kendine gel.
Her zamanki parkta
Her zamanki bankta
Şargoz yapalım.
Remzi de gelir belki
Şarapçı Remzi amca
Ölmüş müydü yoksa o?
Marlen söylemişti değil mi?
Cenazesinde üç kişi varmış
Biri de zaten imammış
İyiydi Remzi amca
Ondan bıraktı galiba.
Göçmüş buradan,
Aklıma da gelmiyordu bayadır
Neyse.
Sen iyi misin?
İyisin mi?
Devam ediyorum o zaman.
Gördüğümüz ölüler var
Gömdüğümüz diriler.
Bu arada,
Gidiyor muyuz parka?
Orada laflayalım mı biraz da?
Kalk.
İtaat et bugün yazgına.
Dağılmalıyız.
Dağıttıktan sonra.
Kelimelerim kaydımı biraz?
Gözlerim doldu sanki.
Seninde dolmuş.
Biriktirdiğim kederi saçtım etrafa,
Ondandır.
Volkan Konak gibiyim bugün.
Çekilmez biri oldum
Ağzımda sönük bir sigara
Gibi tembel bir türkü.
Sırtüstü yatıyorum bütün gün .
Huysuzum,
Aksiyim,
Ve tabii
Lanet!
Kalk haydi.
Düşen külleri temizleyelim önce
Koltuğunun altına sıkıştır şarabını.
Gizle.
Meraklı gözler fark edemesin acılarını.
Dış açılarını toplayabilsinler anca
İç acıların özelin senin
Ben kadar.
Hazır mısın ?
Kalkıyorum.
Kalktım.
Yansımam da gitti.
Aynadan uzağım
Çıkıyorum.
Birbirinden farklı ayakkabılar giyeceğim .
Bağcıklarını da farklı bağlayacağım .
İçim farklı
Dışım da öyle olsun.
Bazen anlatmak
Haklı olmak kadar can sıkıcı
Ve ben
Çoktandır vazgeçtim haktan hukuktan.
Siz haklı kalın.
Ben de bir gideyim artık.
Burası çok dar hepimize
Bankımı verin bana.
Yetineyim!
Aynam da yok karşımda
Bırakın,
Delireyim!